• DÖVİZ KURLARI
    • Dolar Alış : 3.8072
    • Euro Alış : 4.6615
    • Dolar Satış : 3.8224
    • Euro Satış : 4.6801



Türkiye Avrupa Birliği İlişkileri Konulu Panel Gerçekleştirildi

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak,  Büyükelçi (E), TSKB Yönetim Kurulu ve TURABDER Üyesi Mithat Rende ile Türkiye Avrupa Birliği Derneği (TURABDER) ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) işbirliğinde 18 Kasım 2017 Cumartesi günü Hatay Erol Bilecik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kongre Merkezinde 14.00-16.00 saatleri arasında “Son Jeopolitik Gelişmeler Işığında Türkiye–Avrupa İlişkileri” konulu panel düzenlendi.

 

Panelin konuşmacıları TURABDER Başkanı-Panel Başkanı Prof. Dr. Gül Günver TURAN, Büyükelçi (E) Yusuf BULUÇ, TURABDER Genel Sekreteri Ela TAŞKIN, Avrupa İstikrar Girişimi ve TURABDER Erkut EMCİOĞLU  İktisadi Kalkınma Vakfı Araştırma Müdürü Çisel İLERİ’dir. 

 

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak,  Büyükelçi (E), TSKB Yönetim Kurulu ve TURABDER Üyesi Mithat Rende ile Türkiye Avrupa Birliği Derneği (TURABDER) ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) işbirliğinde 18 Kasım 2017 Cumartesi günü Hatay Erol Bilecik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Kongre Merkezinde 14.00-16.00 saatleri arasında “Son Jeopolitik Gelişmeler Işığında Türkiye–Avrupa İlişkileri” konulu panel düzenlendi.

 

Panelin konuşmacıları TURABDER Başkanı-Panel Başkanı Prof. Dr. Gül Günver TURAN, Büyükelçi (E) Yusuf BULUÇ, TURABDER Genel Sekreteri Ela TAŞKIN, Avrupa İstikrar Girişimi ve TURABDER Erkut EMCİOĞLU  İktisadi Kalkınma Vakfı Araştırma Müdürü Çisel İLERİ’dir.

 

Açılış konuşmasını yapan Hikmet Çinçin, “SON JEOPOLİTİK GELİŞMELER IŞIĞINDA TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ”NİN bugün bir PANEL ile burada yani İlimizde ele alınmasından son derece memnuniyet duyduğumu ifade etmek istiyorum.

 

Türkiye jeopolitik konumu nedeniyle siyasi, ekonomik ve kültürel açıdan dünyanın en önemli ülkelerinden birisi­dir.

 

Dünya coğrafyasında kıtaların geçiş noktasında ve güzergâhında yer alması, ayrıca petrol ve doğalgaz kaynaklarının büyük bir bö­lümünü elinde bulunduran Orta Doğu ve Orta Asya ülkelerine komşu olması  Türkiye’nin önemini daha da arttırmaktadır.

 

Hatay’da, Türkiye’nin Ortadoğu’ya açılan kapısı, dünya üretim ve tüketim üsleri arasında geçiş noktasıdır.

 

Hatay'ı Suriye'ye ve dolayısıyla Ortadoğu'ya bağlayan sınır kapılarının kapanmasıyla, başta ticaret, ihracat, nakliye ve turizm sektörlerimiz sekteye uğramıştır. Bu nedenle bugün itibarıyla, transit geçişlere kapalı olan Cilvegözü Sınır Kapımızın, transit TIR geçişlerine açılmasıyla nakliyecilerimiz açısından maliyet düşecektir. Bu sınır kapımızla beraber, günümüzde transit geçişlere kapalı olan ve alternatif olabilecek bir diğer sınır kapımız olan Yayladağı Sınır Kapımızın da güvenlik önlemlerinin artırılıp ve denetimlerin yapılması şartıyla, kapasitesinin arttırılarak, transit TIR geçişlerine açılması, büyük önem arz etmektedir.

 

Hatay, taşımacılık sektöründe Türkiye’nin, İstanbul ve Mersin’den sonra 3. büyük filosuyla 8724 TIR (çekici) sosyo-ekonomik yapıdaulaştırma sektörünün ön plana çıkmasına sebep olmuştur. Uluslararası ve yurtiçi ticari eşya taşımacılığı yapan 2016 yılı sonu itibariyle 267 firma bulunmaktadır. Türkiye’de C2 belgeli firmaların %12’si Hatay da bulunmaktadır.

 

TİM verilerine göre Hatay ili ihracatta 2016 yılının ilk 9 ayı ile bu yılın aynı dönemine  oranla % 42 lik bir artış yakalamış durumdayız. Eylül 2016 da Hatay İlinin ihracatı 1.172 milyon $ iken, Eylül 2017 dönemini  1.673 milyon dolar ile kapatmış bulunmaktayız.

 

2015 ve 2016 yıllarında 2 milyar doların altına düşen Hatay İli ihracat rakamımızın, 2017 yılı sonu itibariyle  hem Cilvegözü sınır kapımızın da  açılması ile tekrar  canlanacağı ve 2 milyar doların üstüne çıkacağı kanaatindeyiz.

 

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon 300 bin  Suriyeli misafir yaşamaktadır. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün Kasım 2017 itibariyle Hatay ilinde toplam 437.584 civarı  Suriyeli sığınmacı bulunmakta ve bu Türkiye’deki Suriyeli misafirlerin % 13’üne tekabül etmektedir.

 

Ülkemizdeki mülteci sorunlarına yönelik, 'Suriyeli sığınmacı politikası' acilen hayata geçirilmelidir. Suriyeliler konusu, bir toplumsal uyum sorunu olarak ele alınmalı; çalışma hayatı, eğitim, barınma, sağlık, belediye hizmetleri, toplumun alıştırılması gibi alanları düzenleyecek bütüncül bir politika uygulanmalıdır. Tüm bu faaliyetlerin Göç ve Entegrasyon Bakanlığı kurularak koordine edilmesi gerekmektedir.

 

TÜİK’in İl düzeyinde açıkladığı en güncel iş istatistiği 2013 yılına ait buna göre; işgücüne katılım oranlarında Hatay, Türkiye genelinde en düşük 13. sıradaki il olmuştur. İşsizlik rakamlarına göre ise 11. sırada yer almıştır. Fakat Suriye savaşından benzer şekilde etkilenmiş olan iller kapsamında düzenlenecek bu sorunlara özgü bir teşvik veya destek programının geliştirilip uygulanması kısa vadede daha hızlı sonuçlar verecektir. Ayrıca, bugünlerde sınır ötesinde yaşanan jeopolitik gelişmelerden kaynaklı sorunların bölgemiz pazarında hissedileceği  aşikardır.

 

Bu tablodan hareketle; Hatay olarak biz pozitif ayrımcılık ve ekonomimizin desteklenmesini istemekteyiz. Hatay ilinin 4. Teşvik bölgesinden 5. Teşvik bölgesine alınması tartışmasız genel anlamda orta vadede olumlu sonuçlar doğuracaktır.

 

Ayrıca: Ekonomi Bakanlığınca daha önce Ro-Ro Gemileri ile yapılan taşımalarda daha önce çekici (TIR) başına verilen 1.000 dolar desteğin yeniden verilmesi nakliyecimize nefes verdirecektir.

 

Bu bilgiler ışığında lafımı daha fazla uzatmadan tekrar İlimize hoş geldiniz diyor, “SON JEOPOLİTİK GELİŞMELER IŞIĞINDA TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ”NİN ele alındığı PANELİN Başarılı geçmesini diliyor, yararlı ve verimli bir toplantı yapmamız temennisi ile herkesi saygıyla selamlıyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.