• DÖVİZ KURLARI
    • Dolar Alış : 3.8072
    • Euro Alış : 4.6615
    • Dolar Satış : 3.8224
    • Euro Satış : 4.6801



Projemizin Tanıtım Kokteylini Gerçekleştirdik

Antakya Gastronomi Projesi kapsamında 10 Türk, 10 Suriyeli öğrenci olmak üzere toplam 20 öğrenciye sertifikaları verildi. Proje kapsamında eğitim gören 20 öğrenciye sertifika verildi. 

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin açılış programında yaptığı konuşmada, “Göç İdaresi’nin 30 Kasım 2017 tarihli güncellemesine göre, geçici koruma kapsamındaki  Suriyeli misafirlerin ilimizdeki sayıları 450.000’e ulaşmıştır ve il nüfusuna oranlandığında %30’a yakındır. Bu, Türkiye’de Kilis’ten sonra en büyük ikinci ortalamadır ve nüfusumuzun 3’te 1’ini Suriye’li misafirlerin oluşturduğunu göstermektedir.

Biz, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası olarak, 2. Dünya Savaşı’ndan sonraki en büyük insani kriz olarak nitelendirilen bu durumun etkilerinin azaltılmasında, kurum olarak en etkin faaliyetlerin uygulanmasına çalışmaktayız. Bu anlamda, Türk Alman İşbirliğinde Mesleki Beceri Geliştirme Projesi (TAMEB) kapsamında, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz, Alman Partnerimiz ve Antakya Halk Eğitim Müdürlüğümüz ile işbirliğinde yürüttüğümüz Antakya Gastronomi Projesi’nin mesleki eğitimlerinin sertifika törenini gerçekleştirirken, öte yandan da projemiz hakkında sizleri bilgilendirme imkanını yakalamış olacağız. Bu törende bizleri yalnız bırakmadığınız için tüm konuklara teşekkürlerimi iletiyorum. 

 

Başlangıçta kısa süreli ve geçici bir durum olarak görülmesinin aksine, Suriyeli sığınmacıların uzun bir süre daha Türkiye’de kalacakları ya da önemli bir bölümünün artık yaşamlarını Türkiye’de sürdürecekleri anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, sorunun uzun vadeli bir bakış açısına sahip, ekonomiyi, çalışma hayatını, sosyal ve kültürel uyumu, eğitim, sağlık, barınma gibi temel hizmet alanlarını kapsayan bütüncül bir strateji ile ele alınması zorunludur.

 

Türkiye’de bulunan ve kayıtlı olan Suriyelilerin en dikkat çekici özelliği % 54,2’sinin 18 yaş altındaki çocuk ve gençlerden oluşmasıdır. Başka bir anlatımla Türkiye’deki Suriyeli genç ve çocukların sayısı kayıt altına alınmış olanlar temel alındığında bile 1.2 milyonun üzerinde görünmektedir. Bu sayı, gelecekte yapılacak uyum, eğitim ve istihdam politikaları bakımından mutlaka dikkate alınması gereken bir husustur.

 

Suriye krizinden en fazla etkilenen şehirlerin başında Hatay gelmektedir. Hatay Suriyeliler gerçeği ile diğer sınır illeri gibi kriz sonrasında tanışmış değildir. Hatay Suriye sınırı Suriye iç savaşı öncesinde neredeyse sanal bir niteliğe sahipti. Bunun dışında neredeyse her Hataylı ailenin Suriye tarafında akrabası bulunmaktadır. Dolayısıyla krizin ekonomik ve toplumsal etkilerinin yanı sıra insani boyutu Hatay’da yoğun olarak hissedilmektedir. Suriyelilerin genelde alt kademelerde çalışma imkanı buldukları ve fırsatları iyi değerlendirdikleri ifade edilmektedir.

 

Öte yandan, yapılan araştırmalarda geçici koruma kapsamındaki Suriyelilerin yaklaşık %40’ının iş piyasasında çalışabilir durumda oldukları değerlendirilmektedir. Türkiye ortalamasının üzerinde bir işsizlik oranına sahip olan Hatay ilinde, özellikle Antakya ve Reyhanlı gibi bölgelerde yerel halkın da Arapça biliyor olması bu yüzdeyi biraz daha artırmaktadır. Ancak şu anda bilindiği üzere, çalışma yasalarında 1/10 kuralı uygulanmaktadır. Buna göre, işletmeler resmi olarak her 10 Türk sigortalı çalışan için 1 tane Suriyeli istihdam edebilmektedir. Durum hem işveren hem de Suriyeli çalışan açısından değerlendirildiğinde ise, çok sayıda kayıt dışı çalışma durumu gerçekleştiği tahmin edilmektedir. Çalışma yüzdeleri için resmi bir rakam bulunmasa da, Antakya için mevcut mültecilerin çalışma oranının %20-25 civarında  olduğu tahmin edilmektedir ve yukarıda da değinildiği gibi bunun büyük çoğunluğunu kayıt dışı istihdam oluşturmaktadır.

 

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası, konumu gereği Suriyeli mültecilerin iş piyasasına kazandırılması ve entegrasyonlarının sağlanması konusunda oldukça aktif çalışmaktadır. Alman sequa Vakfı ve Hayata Destek Derneği (Support to Life) ile birlikte, hem Suriyeli mültecileri hem de Türk dezavantajlı grupları hedef alan ortaklaşa mesleki eğitimler düzenlenmeye başlanmış ve halen devam etmektedir. Eğitimler Milli Eğitim ile işbirliği içinde düzenlenmekte ve katılımcılar, eğitimler sonrasında sertifikalandırılmaktadır. Mesleki eğitimlerin tümünde Dünya’daki en iyi örnek olan Alman sistemi uygulanmaktadır. Öte yandan, Danimarka Mülteci Konseyi (Danish Refuge Council) ve Doğu Akdeniz ABİGEM ile işbirliği içinde,  hem Suriyeli hem de Türk girişimcilerin yer alacağı bir İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Projesi hayata geçirilmiştir.

 

Bildiğiniz üzere, geçtiğimiz günlerde İlimiz Hatay, UNESCO “Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu” Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerinin uygulanacağı programda UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na dahil edildi ve Hatay; böylelikle Dünya Gastronomi Şehri statüsünü aldı. Projemizi işbirliği içinde yürüttüğümüz Alman sequa kuruluşunun Türkiye Direktörü Sayın Aynur Kuytu ile ilk görüşmelerimizde ve mesleki eğitim için konu seçimi yapılacağı zaman, tereddütsüz Gastronomi konusunu seçtik, ki bu da, seçimin ne kadar isabetli olduğunun bir göstergesi niteliğinde bir gelişmedir.

 

Antakya Gastronomi Projemiz kapsamında, aşçılık ve pastacılık meslek gruplarında proje sonuna kadar 200 kişiye mesleki vermeyi planlamaktayız. Bu sayının yarısını Türk dezavantajlı gençlerimiz, diğer yarısını da Suriyeli misafirlerimiz oluşturmaktadır. Eğitimlere katılan öğrenciler, eğitimler sonrasında sertifikalandırılmakta ve eğitimler sonrasında mentörlük sistemi, staj uygulaması ve girişimcilik eğitimlerinin de desteğiyle kendilerine gelir imkanı yaratılmaya çalışılmaktadır.

 

Bu bağlamda, projemizde emeği geçen, başta Milli Eğitim teşkilatlarımız ve Halk Eğitim Müdürlüğümüz olmak üzere, sequa Türkiye Direktörü Sayın Aynur Kuytu’ya, sequa Hatay Koordinatörü Sayın Bülent Yüce’ye ve odamızda ve proje ekibinde yer alan tüm ilgili arkadaşlara çok teşekkür ediyorum” diyerek sözlerini sonlandırdı.


Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın yapmış olduğu kursların Hatay için çok önemli olduğunu dikkat çeken Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, diğer odaların da kurslar yaparak Hatay'ın kalkınması ve tanıtımı için katkı yapabileceğini söyledi. Başkan Savaş, “Hatay’daki diğer odalar ve derneklerimiz Antakya Ticaret ve Sanayi Odası’nın yapmış olduğu gibi kurslar vererek bizlere destek olabilirler. Hatay’da beş tane ticaret odası var biz gastronomiyi hızlı bir şekilde yürüteceğiz onlarında bize destek olmasını bekliyoruz” dedi.

 

Hatay Vali Yardımcısı Bilal Ölmez ise, birçok kurum ve sivil toplum kuruluşunun insanlara beceri kazandırma eğitimlerini sık sık yaptığını ancak projeden sonra diploma alan öğrencilerin iş bulamadığını belirterek, “Diplomalı aşçı oluyor ama iş sahibi olamıyor. Bu projelerin neticeye ulaşabilmesi için diplomayı verip bırakmayarak iş bulacak durumda olabilmesi için belediyeler, kurumlar ve sivil toplum kuruluşları gerekirse birleşerek bu öğrencilerin ilk başlangıç sermayeleri zayıf olan kişilerin iş yerlerini bulup işletmeleri için gerekli alt yapıları hazırlamalı ve destek verilmesi gerekiyor. Bunları vermediğimiz zaman diplomalı ama sermayesi olmadığı için hiçbir iş yeri olmayan kişiler oluyorlar. Bir projeye başlandığı zaman sonuna kadar götürülerek projeyi amacına ulaştırılmalılar” dedi.
Daha sonra Antakya Gastronomi Projesi öğrencilerine sertifikaları verildi.